30 Aralık 2011 Cuma
MÜKEMMELLİYETÇİ AİLELER MÜKEMMEL AİLELER DEĞİLDİR
Anne babaların çocuk yetiştirme sürecindeki yaklaşımları; çocuğun kişilik gelişiminde etkin bir rol oynar.
Çocuk; yetişkin olmanın adımlarını atmak için çocukluk döneminde edindiği bilgi, deneyim ve becerilerini kullanır. Mükemmeliyetçi bir davranış biçimi içinde çocuklarını büyüten aileler, doğru bir yaklaşım biçimi sergilememektedir.
Bu tip anne babalar; çocuklarından en doğru davranış biçimini beklemektedir. Çocuk yaşamın her alanında en iyisini başarmalı ve en yüksek performansı göstermelidir. Bu durumun nedenleri ve sonuçları ayrıntılı olarak yetişkin dili ile anlatılır. Sonuç iyi olursa çocuk çok şey kazanacak ,anne baba daha mutlu olacak ve onu daha fazla sevecektir. Bu değerlendirme ve konuşma yapılırken çocuğun sahip olduğu kapasite göz önünde bulundurulmaz. Evde bir çok alanda kurallar ve sınırlar önceden belirlenmiştir ve çocuk buna uymak zorundadır. Uyulmadığı takdirde keskin sınırlar ve cezalar ortaya çıkabilir. Bu tip anne babalar daha çok titiz, temiz ve düzenlidir. Evlerinde birçok şeyin yeri belirlidir ve asla değiştirilmemelidir. Mükemmeliyetçi kişilik özellikleri gösteren bu anne babalar kendi yaşamlarında ve işlerindeki performanslarında da başarı odaklıdır. Bu mükemmelliği yakalayamadıklarında çabuk mutsuz olabilir öfkelenme tepkileri gösterebilirler. Bu durum çocukları ve eşleri ile ilişkilerine olumsuz bir şekilde yansımaktadır.
Bu tip anne babalar; çocuklarından en doğru davranış biçimini beklemektedir. Çocuk yaşamın her alanında en iyisini başarmalı ve en yüksek performansı göstermelidir. Bu durumun nedenleri ve sonuçları ayrıntılı olarak yetişkin dili ile anlatılır. Sonuç iyi olursa çocuk çok şey kazanacak ,anne baba daha mutlu olacak ve onu daha fazla sevecektir. Bu değerlendirme ve konuşma yapılırken çocuğun sahip olduğu kapasite göz önünde bulundurulmaz. Evde bir çok alanda kurallar ve sınırlar önceden belirlenmiştir ve çocuk buna uymak zorundadır. Uyulmadığı takdirde keskin sınırlar ve cezalar ortaya çıkabilir. Bu tip anne babalar daha çok titiz, temiz ve düzenlidir. Evlerinde birçok şeyin yeri belirlidir ve asla değiştirilmemelidir. Mükemmeliyetçi kişilik özellikleri gösteren bu anne babalar kendi yaşamlarında ve işlerindeki performanslarında da başarı odaklıdır. Bu mükemmelliği yakalayamadıklarında çabuk mutsuz olabilir öfkelenme tepkileri gösterebilirler. Bu durum çocukları ve eşleri ile ilişkilerine olumsuz bir şekilde yansımaktadır.
Bu tip anne babaların çocukları yaşamın her alanında en iyi olmak ister. Yenilmeyi hatta ikinci olmayı bile asla kabul edemez. Bunun için büyük çaba gösterir. İstenilen hedefe ulaşmak için gereken her şey yapılmalıdır. Örneğin; derslerinin hepsinden sınıfın en yüksek puanına ulaşmak için okuldan gelince yemek yer ve hemen ders başına oturur. Uzun sürelerle çalışır . Sosyal yaşamdan , arkadaşlarından tamamen kendini soyutlar. Hedefe ulaştığında kendine güvenir, herkesin ilgi odağı olduğu ve onu sevdiği düşüncesine kapılır. Başarı onun için her şeydir. Ergenlik ve yetişkinlik döneminde bu çabalar daha çok yoğunlaşır ve mutsuzluklar artma gösterir. Karşı cins tarafından tercih edilmemek, ilgi odağı olamamak büyük mutsuzluklar yaşamasına neden olur. Bu büyük mutsuzluklar intihar düşüncelerini beraberinde getirebilir. Aşağılık duyguları yaşayabilir. Bu çocuklar; başaramadıklarını gördüklerinde her şeyi bırakma davranışı da gösterebilir. Sınav dönemlerinde; kaygıları daha yüksektir. Başarılı olsa da hedefledikleri gibi başaramayacağı düşüncesi bu kaygı düzeyini daha da arttırmaktadır. Yetişkinlik döneminde de mükemmel bir iş , mükemmel bir ilişki , eş, mükemmel bir çocuk hedefler. Bu sonuca ulaşmak için uzun yıllar gösterilen yoğun çaba bireyi zamanla yormakta ve fizyolojik ya da psikolojik rahatsızlıklar için zemin oluşturmaktadır.
Yaşamda sağlıklı , mutlu ve başarılı çocuklar / yetişkinler yetiştirmek isteyen anne – babalar ; çocuklarına güven duyduğunu ve onu her koşulda sevdiğini göstermelidir. Onun farklı bir birey olduğunu, kapasitelerinin, ilgi ve becerilerinin ona özgü olduğunu unutmamalıdır. Anne ve baba çocuk için doğru bir model olmayı becerebilmelidir. Çocuğun kendi fikirleri aile içinde alınır ve karar çocuğa bırakılır. Kurallar aile içinde birlikte alınmalı ve bu kurallara ailenin her üyesi uymalıdır.
3-6 YAŞ DÖNEMİNİN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ VE UYGUN ANA BABA TUTUMLARI
Anne-babaların çocuk sahibi olmadan önce hazır olup olmadıklarından emin olmalarının önemi büyüktür.eğer hazır hissediyorlarsa bir sonraki adım bebeği tanımak için gerekli hazırlıktır. Her çocuğun farklı kişiliği ve uyum biçimi olmakla beraber her yaşa ait belli başlı özellikler mevcuttur ve bu özellikleri bebek dünyaya gelmeden öğrenmek gerekmektedir. Yeni doğan döneminden 6 yaşa kadar olan dönem yaşamın öğrenme, gelişim ve kişiliğin oluşumu açısından en önemli dönemidir. Bu dönemde bakım ve sevgi kadar çocuğun psikolojik, fiziksel ve zihinsel ihtiyaçlarını da tanımak ve karşılamak önem taşımaktadır. Çocuğun tüm ihtiyaçlarını uygun şekilde karşılamak ve onu sağlıklı yetişkin olarak hayata hazırlamak birinci derecede anne-babanın sorumluluğundadır.
DAHA DÜN ANNEMİZİN
Daha dün annemizin, kollarında yaşarken
Çiçekli bahçemizin, yollarında koşarken
Şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk
Sevinçliyiz hepimiz, yaşasın okulumuz
Daha dün annemizin kollarında yaşarken
Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken
Okul yurt güneşidir, bize bilgiler verir
Annemizin eşidir, yaşasın okulumuz.
SIRAMIZI BİLİRİZ
SIRAMIZI BİLİRİZ
Ben birinciyim (Başparmak sallanır. )
Dedi ,baş parmak.
Ben ikinciyim (İşaret parmak sallanır. )
Dedi, işaret parmak.
Ben üçüncüyüm (Orta parmak sallanır. )
Dedi, orta parmak.
Ben dördüncüyüm (Yüzük parmak hareket ettirilir. )
Dedi, yüzük parmak.
Ben beşinciyim (Serçe parmak hareket ettirilir. )
Dedi, serçe parmak.
Biz sıramızı biliriz,
Kimseyi rahatsız etmeyiz.
PARMAK OYUNLARI
SES GELDİ
Kulağıma bir ses geldi. (El kulağa konulur. )
Alt kattan mı , (Başparmak aşağı tutulur. )
Değil… (Ellerle hayır işareti yapılır.)
Üst kattan mı, (Başparmak yukarı tutulur. )
Değil…
Sağdaki komşudan mı, (Başparmak sağa çevrilir. )
Değil…
Soldaki komşudan mı, (Başparmak sola çevrilir .)
Değil…
Meğer Tekir kediymiş, (İki elle baş üzerinde kulak yapılır .)
Tencere devirmiş. (Eller birbirinin etrafında döndürülür. )
YENİ YIL ŞARKISI
Yeni yıl
Bizlere kutlu olsun
Yeni
Sizlere mutlu olsun
Eski yıl sona erdi
Yepyeni bir yıl geldi
Bu yıl olsun mutlu bir yıl
Bu yıl olsun hey hey
Kardeşiz biz hepimiz
Bitmesin hiç sevgimiz
Aramızda dargınlık yok
Aramızda hey hey
Mutlu olsun insanlar
Mutlu olsun tüm evren
Yeni yılda hep birlikte
Yeni yılda hey hey
OKUL ÖNCESİ HİKAYE
Togi o sabah erkenden uyanmıştı. Uyandığında çok heyecanlıydı, çünkü Togi okula başlıyordu. Togi okulun nasıl bir yer olduğunu biliyordu. Annesi ve babası anlatmışlardı. Sınıf arkadaşları ve öğretmenini çok merak ediyordu. Togi üzerini giyinmiş, annesi ve babasıyla kahvaltı yapmıştı. Togi ellerini yıkadı, dişlerini fırçaladı, annesi de beslenme çantasını hazırladı. Artık okula gitmeye hazırdı. Annesi ve babası onu ilk günüde yalnız bırakmak istemedi. Togi onlara teşekkür ederim ama artık okula kendi başıma gidebilirim diyerek okula doğru yola koyuldu. Togi okula geldiğinde kapıyı yavaşça çaldı içeriye girdi sınıfta diğer çocuklarda vardı. Öğretmen Togiye ‘hoş geldin Togi istediğin yere oturabilirsin” dedi. Togi sınıfı çok beğendi. Her tarafta çeşit çeşit oyuncaklar vardı, duvarlar rengarenkti, masa ve sandalyeler çocukların boyuna göreydi, küçüktü, Togi öğretmenini de çok sevmişti. Togi sınıftaki çocukların bir çocuğunu tanıyordu. Çünkü onlar Togi’nin ormandan oyun arkadaşlarıydı. Beslenme saati geldiğinde hep beraber beslenmelerini yaptılar. Annesi Togiye harika bir sandviç hazırlanmıştı. Beslenmelerini yaptıktan sonra hep beraber bahçeye çıkıp oyunlar oynadılar. Togi o kadar çok eğlenmişti ki zamanın ne kadar çabuk geçtiğini fark etmemişti bile. Togi arkadaşlarına ve öğretmenine “Hoş çakalın yarın görüşürüz” dedikten sonra eve doğru yürümeye başladı. Okuldaki ilk gününü anne ve babasına anlatmak için sabırsızlanıyordu. Eve geldiğinde annesi ve babası ile birlikte akşam yemeklerini yediler. Bütün akşam Togi onlara okulun ne kadar güzel ve eğlenceli olduğunu anlattı. Togi o akşam erkenden yattı. Bir an önce sabah olmasını istiyordu. Çünkü sabah olduğunda okuluna gidecekti.
HAREKETLİ OYUNLAR
1-EŞLİ KOVALAMACA
Sınırları belli bir oyun alanında, çocuklar arasından altı kişi seçilir. Bunlar ikişer ikişer eşlendirilir ve birbirlerinin ellerinden tutarlar: Oyuna başlama: Oyunu yöneten işaret verince, elele tutan eşler tek olanları kovalamaya başlar, eşlerden birisi bu arada hangi oyuncuya elini değdirmişse onunla yer değiştirir. Belli bir süre sonra hiç vurulmamış olanlar oyunda başarılı sayılır. (Eşlerden birisi oyuncuyu vurabilir, her ikisi vuramaz)
2-EL TUT KURTUL
Oyuncular arasından bir ebe seçilir, diğeri oyun alanına dağılırlar. Oyuna başlama işareti verilince, ebe tek olan arkadaşlarını kovalamaya başlar. Bu çocuklar vurulacağını anlayınca hemen bir çocuğun elinden tutar, vurulmaktan kurtulur. Ebe bu sefer başka birini kovalar. El tutmadan vurulan, ebe ile yer değişir.
3-KEDİ İLE FARE:
Çocukların serbestçe oynayabilmeleri için bu oyunu açıklık bir yerde oynamak daha iyidir
Bir tara ya bir iskemle, yad bir direk veya çocukların arkasına geçerek saklanabilecekleri herhangi bir şey konulur. Bazen de ağaçta bu vazifeyi görebilir. Bundan on onbeş metre uzakta bir çizgi çekilir. Çocukların içinden bir tanesi kedi olur. Ağacın veya iskemlenin arkasına saklanır, diğer çocuklar ise faredir.Onlar çizgini arkasında dururlar. Fareler diye işaret verilince fare olan çocuklar hepsi birden kedinin saklı olduğu yere doğru giderler ve iskemle veya ağaca fareyi takliden elleriyle dokunurlar. Kedi istediği zaman saklı olduğu yerden çıkar, fareleri ta çizgiye kadar kovalar, çizgiye gitmeden yakalanan fareler kedi yavrusu olurlar, büyük kedi ile beraber ağacın arkasına saklanırlar, sonra kedinin emriyle fareler yaklaştığı zaman onunla beraber fareleri kovalarlar, oyuna böylece bir fare kalıncaya kadar devam edilir. En sona kalan fare öteki oyun için kedi olur.
Sınırları belli bir oyun alanında, çocuklar arasından altı kişi seçilir. Bunlar ikişer ikişer eşlendirilir ve birbirlerinin ellerinden tutarlar: Oyuna başlama: Oyunu yöneten işaret verince, elele tutan eşler tek olanları kovalamaya başlar, eşlerden birisi bu arada hangi oyuncuya elini değdirmişse onunla yer değiştirir. Belli bir süre sonra hiç vurulmamış olanlar oyunda başarılı sayılır. (Eşlerden birisi oyuncuyu vurabilir, her ikisi vuramaz)
2-EL TUT KURTUL
Oyuncular arasından bir ebe seçilir, diğeri oyun alanına dağılırlar. Oyuna başlama işareti verilince, ebe tek olan arkadaşlarını kovalamaya başlar. Bu çocuklar vurulacağını anlayınca hemen bir çocuğun elinden tutar, vurulmaktan kurtulur. Ebe bu sefer başka birini kovalar. El tutmadan vurulan, ebe ile yer değişir.
3-KEDİ İLE FARE:
Çocukların serbestçe oynayabilmeleri için bu oyunu açıklık bir yerde oynamak daha iyidir
Bir tara ya bir iskemle, yad bir direk veya çocukların arkasına geçerek saklanabilecekleri herhangi bir şey konulur. Bazen de ağaçta bu vazifeyi görebilir. Bundan on onbeş metre uzakta bir çizgi çekilir. Çocukların içinden bir tanesi kedi olur. Ağacın veya iskemlenin arkasına saklanır, diğer çocuklar ise faredir.Onlar çizgini arkasında dururlar. Fareler diye işaret verilince fare olan çocuklar hepsi birden kedinin saklı olduğu yere doğru giderler ve iskemle veya ağaca fareyi takliden elleriyle dokunurlar. Kedi istediği zaman saklı olduğu yerden çıkar, fareleri ta çizgiye kadar kovalar, çizgiye gitmeden yakalanan fareler kedi yavrusu olurlar, büyük kedi ile beraber ağacın arkasına saklanırlar, sonra kedinin emriyle fareler yaklaştığı zaman onunla beraber fareleri kovalarlar, oyuna böylece bir fare kalıncaya kadar devam edilir. En sona kalan fare öteki oyun için kedi olur.
4-TAZI VE TAVŞAN
Çocuklar elele tutuşarak bir daire teşkil ederler. Çocuklardan biri tazı olup dairenin içinde durur, bir diğeri ise tavşan olup dairenin dışındadır. Tazı tavşanı kovalar ve dairenin öbür tarafına geçmeye çalıştıkça dairedekiler kollarını alçaltarak veya yükselterek mani olmaya çalışırlar. Arada sırada çocuklar tazıyı dairenin öbür tarafına geçmeye bırakırlarsa oyun daha heyecanlı olur. Tazı tavşanı tutunca daireye girilir ve yerlerine başkaları tazı ve tavşan olur.
Çocuklar elele tutuşarak bir daire teşkil ederler. Çocuklardan biri tazı olup dairenin içinde durur, bir diğeri ise tavşan olup dairenin dışındadır. Tazı tavşanı kovalar ve dairenin öbür tarafına geçmeye çalıştıkça dairedekiler kollarını alçaltarak veya yükselterek mani olmaya çalışırlar. Arada sırada çocuklar tazıyı dairenin öbür tarafına geçmeye bırakırlarsa oyun daha heyecanlı olur. Tazı tavşanı tutunca daireye girilir ve yerlerine başkaları tazı ve tavşan olur.
ÇOCUKLAR İÇİN DRAMA
Hayal kurmak ya da bir şeyleri taklit etmek küçük çocukların dünyasının önemli bir parçasıdır. Bu davranışlar en fazla oyun etkinliklerinde gözlemlenir. Drama çocukların çevrelerini keşfetmelerini sağlarken, muhakeme ve problem çözebilme gibi zihinsel becerilerin gelişmesini de destekler. Farklı drama etkinlikleri içinde çocukların dil gelişimi de artar.
Sosyal ve duygusal davranışlar, planlama ve sorumlulukları kabul etme gibi işbirliği gerektiren durumlar oyun sürecinde gelişir. Çocuk duygu ve düşüncelerini drama yoluyla ifade eder. Çocuk drama yoluyla kendini tanır.
Dramatik etkinlikler çocukları farklı rollere ve farklı bir etkinliğe katarken, motor gelişimi için elverişli durumlar sağlar. Yaratıcı drama etkinlikleri için yaratılan araç-gereçler çocukların küçük kas becerilerini geliştirir. Araçlar ve materyaller, farklı kaynaklarla oluşturulan deneyimler çocukların estetik beğenilerini geliştirmek için olanaklar sağlar.
Dramatik deneyimlerin uygun öğrenme sağlayabilmesi için, dikkatlice planlanan çevreye ve uygun seçilen etkinliklere gereksinim vardır.
Dramatik Oyun ve Rol Oyunu
Dramatik oyun çocuk tarafından başlatılır. Dramatik oyun çok iyi bir planlamayla ve yaratıcı çevre ile desteklenebilir. Çeşitli araçlar taklit oyunlarını destekler.
Örnekler:
Postacı;
Postacı çantası, posta kutusu, mektup, paket
Postacı;
Postacı çantası, posta kutusu, mektup, paket
İtfaiyeci;
Hortum, itfaiye arabası, merdiven, şapka
Hortum, itfaiye arabası, merdiven, şapka
Bakkal/ Manav;
Önlük, sepetler, oyuncak para, yazar kasa, konserve yiyecekler ve kutular, alışveriş çantaları ve el arabası
Önlük, sepetler, oyuncak para, yazar kasa, konserve yiyecekler ve kutular, alışveriş çantaları ve el arabası
Fırıncı;
Tava, önlük, oklava, kaşıklar, kâseler, kurabiye kalıpları, şapka
Tava, önlük, oklava, kaşıklar, kâseler, kurabiye kalıpları, şapka
Öğrenme çevrelerinin içinde bir giyinip, süsleme köşesi geliştirin. Bir ayna, çeşitli giysiler ve tuvalet masası sağlayın. Bu köşeye kutular, alışveriş çantaları ve bavul ekleyin. Hedefler ve konulara eşlik etmeleri için köşeye değişik malzemeler ekleyin.
Evcilik köşesi rol oyunu için fırsatlar sağlar.
Evcilik köşesinde şunlar bulunabilir.
- Lavabo, raflı dolap, fırın ve buzdolabı, sandalyeler, masanın yer aldığı mutfak
- Oturulacak rahat bir yer, kitaplar, gazeteler, dergilerinde yer aldığı oturma odası
- Giysiler, sandık ve oyuncak bebek beşiği ile yatak odası
- Oyuncaklar (etnik) yöresel karakterler gösteren giysilerle ve farklı ölçülerde olabilir.
Çeşitli araçlar dramatik oyunu teşvik edebilir.
Örnekler; Daktilo, eski fotoğraf makinesi, tamir araçları, saatler, süreölçer, el feneri, evrak çantası, süpürge, paspaslar, çöp kutusu, plastik yiyecekler, adres defteri, telefon rehberi, haritalar, pusula.
Rol oyunları için uygun bir blok köşesi tercih edilir. Çeşitli inşa malzemeleri gibi bir birinin içine girebilen parçalı bloklar sağlayın. Yönlendirmek için yapı aksesuarları ekleyin. Arabalar, kamyonlar, uçaklar, trafik işaretleri, artık malzemeler, hayvanlar ve mobilyalar gibi aksesuarlar ekleyebilirsiniz. Rol oyunları için uygun hareket ve inşaat yapılabilecek açık alanlar hazırlayın.
22 Kasım 2011 Salı
küçük ellere çöp toplamak değil kalem yakışır
Sloganımda sokak çocuklarına yönelik bir vurgulamada bulunmak istedim.Çöp toplayan dilendirilen ekonomik durumları kötü diye dışlanan çocukların aslında o durumlara deil yaşıtları gibi eğitim haklarını almalarına izin verilmesini onlarında kalem tutmalarını desteklemek istedim. Bütün çocuklar eşittir durumları neolursaolsun sokaklarda çalıştırılcaklarına eğitim almaları için herkez elinden geleni yapmalıdır.
6 Kasım 2011 Pazar
25 Ekim 2011 Salı
Etkinlik
Çocuklar bu iki gün çok iyi değerlendirdiler. Hem gezdiler hemde öğrendiler. Evlerine mutlubir şekilde döndüler
18 Ekim 2011 Salı
yaprak çocuk evi
Okul öncesi eğitim çocuklar için çok yararlıdır.Yaprak Çocuk Evi eğitim konusunda kendisini kanıtlamış bir kurumdur. Çocuklara eğlendirerek öğretmeyi amaçlamıştır. Akşam evlerine çocukları güler yüzlü göndermeyi amaçlamıştır. Tüm kadrosu çocuk eğitimi konusunda çok donanımlıdır.
11 Ekim 2011 Salı
DERSİNİ ALAN ÖRDEK
Çol küçük bir kasabada bir ördek ailesi varmış.Anne ördek iki yavrusunun üstüne titrer onları çok severmiş. yavru ördeklerden biri çok yaramazmış annesini dinlemiyor gezmeye çıktıklarında onun yanından kaçıp tek gezmek istiyormuş. Günlerden birgün anne ördek ve yavruları gölkenarında gezmeye çıkmışlar. Yaramaz ördek annesiyle kardeşinin yanından ayrılıp yanlız gezmeye etrafı keşfetmeye başlamış. Ormanın derinliklerinde karşısına birden koskocaman iri gözlü bir tilki çıkmış .Yaramaz ördek neyapıcağını şaşırmış ve korku içinde kaçmaya başlamış. Annesinin yanına gidip ağlıyarak başına gelenleri anlatmış. Bu olay ona büyük bir ders olmuş ve birdaha asla annesinden izin almadan hiçbiryere gitmemiş....
4 Ekim 2011 Salı
HOŞGELDİNİZ
Ben derya 2 ağustos 1992 yılında Ankarada doğdum. maltepe ünv çocuk gelişimi okuyorum 2. sınıf öğrencisiyim. 3 kız kardeşiz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





